Soframı, Deniz tuzu mu?




Vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi için olmazsa olmazlardan biridir tuz.Peki soframıza ne koyduğumuzun farkında mıyız?  Tuz hayat kaynağımızdır; ancak vücudumuz tuz üretemediği için onu dış bir kaynaktan temin etmemiz gerekir. Asıl sorun ise vücudumuzun işlemden geçirilmiş tuz ile ne yapacağını bilmemesidir.

Vücudun Doğal Dengesini Bozabilir
Yıllarca süren tüketimin ardından kalbimiz, böbreklerimiz, kaslarımız ve kemiklerimiz dahil vücudumuzun bir çok bölümü tuz kullanımına bağlı olarak sorunlar yaşayabilir. İşlemden geçirilmiş tuzlar vücudumuzun doğal dengesini bozabilir.

Sofra Tuzu mu Deniz Tuzu mu?
Sofra tuzu, doğada kaya halinde bulunan ve kimyasal işlemlerden geçirilerek iyot eklenen bir maddedir.

Yeraltı tuz yataklarından çıkarılan tuzdan, bu işlemlerden geçtikten sonra elimizde kalan ise sadece ölmüş minerallerdir.

Deniz tuzu ve sofra tuzu temelde aynı besin değerlerini içerir: sodyum ve klorür.

Ancak deniz tuzu genellikle daha sağlıklı ve doğal olduğu gerekçesiyle tercih edilir.

İki tuz arasındaki asıl fark ise kimyasal yapısında değil; tadında, dokusunda ve geçirildiği işlemdedir.

%100 doğal deniz tuzu mineral açısından zenginliğini korur. Doğal, organik deniz tuzu hala 2000 yıl önce Fransız tuz işçileri tarafından çıkarıldığı yöntemle elde edilir.

Taranarak toplanır ve kuruması için güneşte bırakılır. Sodyum, klorür, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve diğer 90 mineral ilk andaki şekliyle doğal deniz tuzunun içinde bulunur. Bu mineraller bünyelerinde nem barındırırlar ve gri renklidirler.

Doğal Deniz Tuzunun Yararları
Doğal deniz tuzu tüketildiğinde, ağza alınır alınmaz tükürükle etkileşime geçer ve sindirilmeye başlar.

Ağızda ne kadar fazla mineral olursa sindirim o kadar uzun sürer.

Doğal deniz tuzu tansiyonu düşürücü ve vücutta su kaybını önleyici etkisiyle bilinir. Karaciğer, böbrekler ve böbreküstü bezlerinin daha etkili çalışmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini destekler. Doğal deniz tuzu okyanusun tüm minerallerini içerir.